Kullanıcı Adı
   
   Şifre
   
     Üye Ol | Şifre ?
   
   
 
Kan grubunuz nedir ?
A Rh ( + ) , ( - )
B Rh ( + ) , ( - )
AB Rh ( + ) , ( - )
0 Rh ( + ) , ( - )
Kan grubumu bilmiyorum.
Bu ankete 68389 kişi katıldı.
Diğer Anketler
   
   Online Kullanıcı : 22
   Bugün : 5078
   Toplam : 10744410
   
 
Soru Bilgileri
 Soru No : 3969
 Kullanıcı : Gizli
 Tarih : 20 Ekim 2010 21:23:01
 Durum : Cevaplandı
KARIN AĞRISI

Merhaba hocam; Öncelikle böyle bir site yapıp, bizlere yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim. 25 aylık bir oğlum var 10 - 15 gündür karnım ağrıyor demeye başlamıştı bizde normal bir üşütme zannedip doktora götürmek istemedik, karnını ve sırtını ovduğumuzda geçti diyordu. 19.10.2010 tarihinde kendi doktoruna (Batı Bahat Hospital) a götürdüm. Muayenede bir şeyi olmadığını ama yinede idrar, kaka ve tam kan sayımı tahlili - ultrason yapmamız gerektiğini söyledi ve yaptırdık hocam. Değerler şöyle (İdrar : 1-2 Lökosit, bol amorf ürat görüldü. görünüm hafifbulanık) - (Kaka : Mikroskobisi: Lökosit, Eritrosit, Parazit ve Yumurtaları görülmedi. Negatif ) - ( Tam kan sayımı : MCV:76.92 - MCHC:37.14 - RDW-SD:35.62 - GRANÜLOSİT% : 20.04 - LENFOSİT% : 71.04 - LENFOSİT:7.984 - PDW:8.12 - CRP: 0.9 ) - ( Ultrason : Normal Batın Us İncelemesi ) bu sonuçlardan sonra Dr.Bey in bize söylediği - sadece kum döküyor veya kurt olabilir önemli birşey değil dedi. Bizde birşeyi yok diye grip aşısı vurdurmamızda bir sakıncası varmı diye sorduğumuzda; - Yok hayır vurabiliriz dedi ve grip aşısınıda yaptı. Oğlumu daha sonra eve bıraktım 2 saat uykusunu uyudu kalktığında 39.9° ateşli bir şekilde uyandı Dr. aradığımızda Dolven ve Aferin ikisinide verin düşmezse ateşi akşama getirin acilde iğne vursunlar yarın ben yine kontrol edeyim dedi. Bizde güvenmediğimizden Bakırköy Devlet Hastanesi Acil bölümüne götürdük dolven verdi ve ılık bir duş yaptırın dedi yaptırdık çocuk rahatladı. Ertesi gün kontrole götürdük yine aynı hastane ve aynı Dr. Bu sefer yine kan tahlili (CRP) istedi. ( CRP: 56.3 ) bu sonuca göre kanında iltihabın olduğu ve gizli apandis olabilir diyerek bizi ultrason a yönlendirdi. ( ULTRASON : Batın sağ alt kadranda 8 mm çapında iki adet Mezenter Lemfadenomegali mevcuttur.) bu sonuçlara görede boğazında enfeksiyon olduğu için yutkunduğu zaman içinde enfeksiyon kabarcıkları karın ağrısı yapıyor dedi ve Novalgin ağrı kesici, ateş düşürücü ve antibiyotik olmak üzere 3 adet iğne verdi. Biz bütün bu olanlardan birşey anlamadık hocam iki farklı Doktora gittik ama sonucun ne olduğunu anlamadık kesin birşey söylemiyorlar. Anladığım tek şey özel hastanelerin hizmet değilde ticaret yaptığı.
Soru Cevabı
mezenter lenfadenopati demek ; karında lenf bezlerinde büyüme demektir.
Tıpta lenf bezinin büyümesine “Lenfadenopati adı verilmektedir.
Lenfadenopati ; fizik inceleme sırasında sık karşılaşılan bir bulgudur.
Lenfadenopatilerin çoğu benign ( iyi huylu ) olup; enfeksiyonlar ve çeşitli kanserlerin seyrinde ilk bulgu olarak karşımıza çıkabilirler. Bu hastalarda tanıda geç kalınması önemli tıbbi sorunlara yol açabileceğinden bir doktor için lenf nodlarının iyi değerlendirilmesi ve hangilerini araştıracağı çok önemlidir.
Uygulamada hastaların çoğunda boyun , koltuk altı ve kasık lenf nodları ele gelebilir.
Eğer lenf nodu patalojik boyutta ise bir doktor lenfadenopatinin gerçek nedenini tanımlamak zorundadır.

Bir cm’nin altında lenfadenopati önem arz etmez.
Boyunda 1,5 cm üzeri , kasıkta 1,5 cm üzeri lenf nodları patolojik olup araştırılmalıdır. Kafa arkası ve kulak arkası lenf nodları çoğunlukla enfeksiyoz kaynaklıdır.
Karında 2 cm’den büyük, göğüs boşluğunda 1,5 cm’den büyük lenf nodları patolojiktir. Bazı araştırıcılar lenf nodu volümünü önemsemektedir….genellikle 1.5 x 1.5 cm’den büyük hacimli lenf nodlarında bir granülomatöz ya da malign hastalık ( kötü huylu kanser ) olma olasılığının normale göre 13 kat fazla olduğu bilinmektedir..

İki haftadan kısa süreli lenfadenopatiler çoğunlukla enfeksiyöz kaynaklıdır.
İki haftadan uzun öyküde ise ; tüberküloz ( verem ) , viral enfeksiyonlar, HIV, kötü huylu kanserler , otoimmün hastalıklar düşünülmelidir.
Bir yılı aşan bir öyküde malign hastalık olasılığı düşüktür.
Mesleki öykü (Ziraat ve tarımla uğraşanlarda), evde kedi köpek olması (toksoplazma, kedi tırmığı hastalığı vb), yolculuk, ailede tüberküloz öyküsü tanısı için yol gösterici olabilir.
Uzun süreli kullanılan ilaçlar (difenilhidantoin, karbamazepin, primido suksinatlar, altın tuzları, sulfasalizin, kaptopril, atenolol, kinidin, allopurinol, sefalosporin, primetamin) lenfadenopatiye yol açabilir. Lenf bezi büyüklüğü yanında , eklem ağrısı ve kas ağrısı varsa ; bu sıklıkla bir viral enfeksiyona işaret eder. Son günlerde geçirilmiş üst solunum yolu enfeksiyonları, döküntülü hastalıklar, diş ve dişeti rahatsızlıklarının mevcudiyeti öyküde çok önemlidir.

Lenf nodunun ağrılı, hassas ve kızarık olması ; iltihaplı bir olaya işaret eder.
Tüberküloz ve malign hastalıklarda lennfadenopati hızlı büyüyüp kapsül gerilimi yaratmadıkça ağrısızdır. Hodgkin hastalığında lenf nodu ağrısız, yumuşak hareketli ve lastik kıvamındadır. Hodgkin-dışı lenfomalarda ise sert ve genellikle ağrılıdır. Taş gibi sert lenf nodlarını metastatik küme biçiminde görmekteyiz.

boyunda lenf büyümesi varsa ayrıntılı kulak burun-boğaz ve diş muayenesi de ayrıca yapılmalıdır. Gerek enfeksiyonlar gerekse malign hastalıklar ( kötü huylu kanserler ) için önemlidir. Kriptik tonsilit, çürük bir diş servikal lenfadenopatinin nedeni olabilir. Yanakta koplik lekelerin görülmesi kızamık tanısı koydurur.

Bundan başka Lenf bezi büyümeleri genellikle :
-kızıl, kızamık, kızamıkçık ve diğer viral enfeksiyonlarda ,
-Eritema nodozum gibi deri hastalıklarında ,
- tuberkülozda,
-streptokokal enfeksiyonlarda,
- sarkoidozda
- ilaç reaksiyonlarında ,
-Enfeksiyöz mononükleozis, toksoplazmazis te ,
- Sifiliz ( frengi ) te ,
-dermatomyozit, sistemik lupus eritematozus gibi oto immun kollagen doku hastalıklarında ,
-Sezary sendromunda
-Lösemiler, ileri evre Hodgkin-dışı lenfomalar ile nöroblastom gibi kanserlerde görülür.

Lenf bezi büyümesi yanında peteşi, purpura, ekimoz gibi deri bulguları ve solukluk aksi ispat edilene kadar malign hastalıklara ( kötü huylu kanserlere ) işaret eder. Bu bulgular viral enfeksiyonlardan lösemi ve lenfomanın mutlaka dışlanması gerekir.
Kemik iliği supresyonu varlığında mutlaka onkoloji ya da hematoloji bölümlerinin olduğu merkezlere gidilmelidir.. Karaciğer ve dalak büyüklüğü de çoğunlukla malign hastalıklarla birlikte olup üzerinde önemle durulmalıdır. Enfeksiyöz mononükleozisde de enantem, lenfadenopati, deri döküntüleri, hepatosplenomegali olabilir.

Hülasa çocuğunuzun karın lenf bezlerinizde eğer büyüme varsa;
ilk olarak bizzat çocuk hastalıkları uzmanı , hematoloji ve onkoloji uzmanlarına muayene ettirerek endişe edilecek bir durumun olup olmadığı mutlaka tespit edilmelidir.

Eğer kanser gibi tehlikeli bir hastalık bulunmadığı taktirde ; zaten ilgili uzmanlar sizi lenf bezlerindeki büyüklüğün esas nedenini tespit ettirmek üzere kbb uzmanı , dermatoloji uzmanı , göğüs hastalıkları uzmanı ve diş hekimine sevk ederek yönlendireceklerdir...

belirttiğiniz tetkikler ise kanda bulunan kan hücrelerinin tiplerini , miktarlarını , hacimlerini ve konsantrasyonlarını ifade eden tıbbi kısaltmalardır...
her birisinin açılımını yazmaya ve ne demek olduğunu burada yazmaya malesef zamanım bulunmamaktadır.. esasen , bilinmesine de gerek yoktur.
kan tetkiklerinizi normal sınırlar içerisinde kabul etmek mümkündür… bir kaçının normal sınırların altında veya üstünde hafifçe yüksek olması anlamlı ve önemli değildir.
sadece labratuvar sonuçlarına bakmak suretiyle bir hastalık teşhis edilemez.

Bu tip labratuvar tetkikleri teşhiste YARDIMCI TANI METODLARI" dır ve fizik muayene yapan doktorun teşhisini destekler veya desteklemez.
desteklemese dahi esas göz önüne alınacak husus ; doktorun bizzat yaptığı fizik muayenedir.

günümüzde "performansa dayalı maaş " uygulaması nedeniyle görev ve yetkisini kötüye kullanan bazı doktorlar ; gerekli olsun veya olmasın fazladan gereksiz tetkik isteyip döner sermayeden daha fazla para kazanmak uğruna malesef hastalardan bir sürü defalarca aynı sonucu veren kan - idrar tetkiki vs. istemek suretiyle devleti zarara uğratıyorlar.

bunu yapmak içinde malesef gariban hastaları kullanıyorlar..

onlar belki bu dünyada kendi derdine düşmüş çaresiz ve gariban hastaları kandırabilirler ama öbür dünyada Allah ı kandıramayacaklarının bilincinde değilller.

size ayrıntılı yazmamın bir diğer nedeni de ;
bu konuda bilinçli olmanız , etrafınızdaki kişileride aydınlatmanız ve haksız çıkar uğruna mesleğin çürük elmaları olan bazı doktorların tuzağına düşmemeniz , hastanızı bir kobay gibi bu işe alet etmemeniz içindir.

bu nedenle ; ilerde tekrar doktora gittiğiniz zaman elinizde daha önceden çekilen tetkikleride hazır bulundurmanız gerekir.

doktorunuz yine aynı tetkikleri isterse sormanız gereken sorular şunlardır :

1- daha önce yapılan tetkikler işe yaramıyor mu?
2- hangi amaçla niçin yine aynı tetkikleri yaptırmamız gerekiyor ?
3- bu tetkikler bir tedavi yöntemi midir ?
yoksa teşhiste "yardımcı bir tanı metodu" mudur ?
4- daha önce bu tetkikler yokken , doktorlar nasıl herhangi bir hastalığı teşhis ediyorlardı ?
5- sürekli aynı tetkikleri yaptırmamın ilerde bir zararı olur mu?
6- sürekli aynı tetkikler mütemadiyen istendiğinde doktorların döner sermayeden daha fazla para kazandığı doğru mudur ?
7- hastamın tedavisini sürekli yapılan ve hep aynı sonucu veren bu tetkikler mi yönlendirecek ? yoksa bizzat sizin yapacağınız ayrıntılı fizik muayene bulguları mı yönlendirecek ?
8- eğer bu tetkikler tedavi yöntemini yönlendiriyorsa , doktor olmaya gerek var mı?
bu durum " önünüze gelen hastaya muayene yapma... aklına esen her türlü tetkiki yaptır , tedavisini yap " anlamına gelmiyor mu?
vs..vs...

özetle ;
ülkesini seven , bilgisayar kullanan eğitimli bir kişi olarak "bilinçli ve eğitici " de olmak zorundayız , sizde olmak zorundasınız.

Devletimiz çok büyük bir devlet..

inanın ;
bu kadar yağmaya , bu kadar talana , bu kadar hırsızlığa , bu kadar görev ve yetkiyi kötüye kullanıp devleti dolandırmaya rağmen dünyada ayakta kalan başka bir ülke yoktur.
bu ülke ve devlet hepimizin..
dolayısıyla yurt dışındaki insanların kendi ülkeleri için yaptıklarını bizlerde yapmalıyız ve devletimizi korumalıyız..

devleti korumayanlardan hesap sormalı , hakkımızı aramalıyız..

başınızı ağrıttım... kusura bakmayın.
lakin hergün öyle vakalarla karşılaşıyoruz ki , bu konuda tuzağa düşen sadece siz değilsiniz..yüzbinlerce hasta var.

Benim size önerim ; hastanızı konusunda iyi bir eğitim almış , deneyimli bir çocuk hastalıkları uzmanına bizzat muayene ettirerek gerekli tedaviyi yaptırmanız olacaktır.

geçmiş olsun , acil şifalar dilerim.
 
 
   TV de Dr. Ümit HAZAR
   FİZİK TEDAVİ SİTESİ
   OSTEOARTRİT (KİREÇLENME)
   ÇOCUKLARDA DÜZ TABANLIK
   BEL FITIĞINDA AKUPUNKTURLA TEDAVİ
   BEL AĞRILARINDAN KORUNMA PRENSİPLERİ
   BEL FITIĞINDA AMELİYAT NİÇİN TAM SONUÇ VERMEZ?
   Lazer şifa dağıtıyor
   Omuz ağrısının sebebleri
   Bacak ve ayak uyuşma nedenleri
   Uyku hastalıkları
   Horlama
   Sporun zararları
   behçet hastalığı
   Kireçlenme (Dejeneratif artrit)
   Romatizma Nedir?
   ÇEKİÇ PARMAK (BEYZBOLCU PARMAĞI)
   ULNAR SİNİR SIKIŞMASI
   Egzersiz Kasları Nasıl Güçlendirir
   FİBROMYALJİ
   KABIZLIK
   ÇOCUK VE GENÇLERDE SKOLYOZ
   A dan Z ye İlkyardım
   BOYUN FITIĞI
   MENISKUS
Tümünü Görmek İçin Tıklayın